Silah ve siyaset arkadaşlarınızla Cumhuriyet’i ilan edip, bu en büyük eserinizi bizlere hediye edeli 99 yıl oldu…

 

10. Yıl Nutkunuzu canlı dinleyen annemi bu yıl kaybettim. Maalesef 100. yılı göremeyecek ve sizin partinize önümüzdeki seçimlerde oy veremeyecek. Ama inanın o kuşağın ezici çoğunluğu öyle sağlamdı ki, sizin manevi mirasınız ve devrimleriniz için ömürlerini gözlerini kırpmadan feda ederlerdi.

 

Sağ kolunuz, silah ve siyaset arkadaşınız İnönü'yü, namıdiğer İsmet Paşa’mızı yakından tanıma şansım oldu. Kendisinin sağ kolu olan babam Dr. Suphi Baykam’dan, sizin siyasi felsefenizi ve kahramanlıklarınızın temelini öğrendim. Bu öğreti, ben 7-8 yaşındayken en sağlam temellere oturmuştu bile... Babamın benimsediği ilkelerinizi ve cesur tavrınızı, ömrüm boyunca kendim de uygulamaya çalıştım.

 

Hem Batı’nın kültür emperyalizmine karşı çıkmak, hem sizin en büyük miraslarınızdan olan Cumhuriyet Halk Partisi’ni toplu, güçlü ve tek vücut olarak tutmak için üzerime düşen her çabayı gösterdim.

 

Bu büyük mirası bölmek isteyenlerle, büyük mücadele ettim.

 

Ne acıdır ki, bir zamanlar o mirasın zirve koltuğuna oturan üçüncü kişi, daha sonra sizin kurduğunuz partiyi “bilinçsiz bir kararlılıkla” bölmenin de ötesine taşıyarak, tarikatlarla girdiği çeşitli ilişkilerle o büyük serveti yörüngesinden çıkardı. Bunun artçı şoklarını günümüzde hala ideolojik olarak yaşıyoruz.

 

Ama bize her zaman en doğru yolu gösteren siz, tabii ki geleceği yine başarıyla okumuştunuz. Gençliğe Hitabe’de siyasilerin hiçbir zaman hoşuna gitmeyecek o eşsiz öngörülerinizi bizlerle paylaşmış ve her tür ikazı çok önceden yapmıştınız.

 

Siz, bu Cumhuriyet’i kerli ferli siyasilere değil, bu ülkenin pırıl pırıl gençlerine emanet ettiniz. Sıfatların yükü altında ezilen, düşünceleri/emelleri/çıkarları/ideolojileri birbirine karışmış, yörüngesi şaşmış kişilere değil!

 

50 yıldır size açıkça cephe alanlardan, kurduğunuz Cumhuriyet’i çökertmeye çalışanlardan, sizi ve eserlerinizi sadece bazı bayramlarda hatırlayanlardan, sizin yolunuzdan gider gibi durmaya çalışan temel karşıtlardan, bıraktığınız mirasın sorumluluğunu üstlenir gibi görünüp sizin gerçek takipçiniz ve ideolojik neferlerinizle arasına timsahlı dereler koyanlardan…

BIKTIK, USANDIK, YAKA SİLKTİK… KENDİSİNİ SİZDEN DAHA ZEKİ ZANNETME GAFLETİNE DÜŞEN SÖZDE LİDERLERİN, SİZİN ALDIĞINIZ KARARLARDAN VE ANLAYAMADIKLARI DEVRİMLERDEN KAYPAK ADIMLARLA UZAKLAŞTIKLARINI GÖRDÜK…

NELER GÖRDÜK NELER, SEVGİLİ ATAM…

 

Ama merak etmeyin, Cumhuriyetimizi tarihimizde kapatılması gereken bir parantez olarak nitelendirenlerin kendi parantezleri çok yakında kapanacak.

 

Öte yandan en samimi duygularla sizi ebedi istirahatgâhınızda ziyaret eden, Cumhuriyet bayramlarında coşkuyla yürüyen, uğrunuza göğsünü seve seve siper edebilen bu vatanın değerli halkı, yani milyonlar ise, sizin gözünüzü yaşartacak bir kararlılık ve aidiyet duygusuyla en büyük yaşam güçlerini yine sizden almaya devam ediyorlar.

 

Cumhuriyet’in 100. yılının geri sayımına girdiğimiz şu günlerde, onların coşkusu, heyecanı ve kararlılığı şimdiden dünya alemi şaşırtmaya başladı.

 

100 yılın ardından bu kadar güncel, bu kadar evrensel, bu kadar sağlam kalabilmiş ve böylesine her çağı kucaklayabilecek, “zamanlar üstü” bir ideoloji üretebilmiş sizden başka bir lider daha yok. İşte bu nedenlerle yine her araştırmada her değerlendirmede yüzyılın en büyük lideri seçilmeye devam ediyorsunuz! Ne mutlu bizlere…

 

Bu 100 yıl nasıl geçti biliyor musunuz? Sizi sorgulamayı, sizi aşıp geride bırakmayı olmazsa olmaz hedef addeden bölücüsünden neoliberaline, yobazından 2. cumhuriyetçisine, mandacısından sosyalistine, her cepheden insan sırayla “meydane” çıktı. Onlar “yetmez ama evet” derken, biz “yeter” diyerek onlara en nihai kırmızı kartı çıkarıp suratlarına dayadık! Bilhassa son 30 yılda onların tüm bu yıkıcı çabalarına rağmen Cumhuriyetimizin temel kitlesi ve bilhassa gençleri, her geçen gün sizin kıymetinizi daha da iyi anladılar. Bu yanlış yollara sapanlar ise ya gözden düştüler ya kepaze oldular ya da kendi kendilerini imha ettiler.

 

Kemalizm’in yerine hiçbir alternatif üretememeleri bir yana, devrimlerinizi ve önerdiğiniz evrensel barış, eşitlik, kardeşlik, yüksek kültür dolu, gökleri ve dünyaları fethetmeye hazır büyük vizyonunuzu algılayamadılar.

 

Ama yalnız bu vatanın değil, bu dünyanın değerli milyonlarca evladını, sade ve güzel insanını, etkilediniz ve etkilemeye devam ediyorsunuz! Tıpkı size olan hayranlığını yolladığı mektupla dile getiren ve hikayesi artık tarihimize mal olmuş küçük Curtis LaFrance gibi, bugün dünyanın her yerinde sizi anlatmaya ve savunmaya devam eden Fransız yazar ve müzisyen Loulou Dedola gibi, Fransız eski milletvekili Michel Terrot gibi, Pierre-Bénite Belediye Başkanı Jérôme Moroge gibi, Fildişi Sahili’nden sade tarımcı Pacome Kouame gibi, Jamaikalı müzisyen Donovan Wright gibi ya da ünlü Fransız politikacı Jean-Pierre Chevènement gibi… ki Chevènement, Kemalist çizgide bir siyasi parti bile kurmuştu. Ayrıca sayısız siyasetçi ve asker, Cezayir, Tunus veya Fransa’da bilinçli ve kararlı bir şekilde Kemalizm’den ilham alarak kendi siyasi yörüngelerini tanımladılar, tanımlıyorlar. Bu etkileşimle dünyada sayısız insan da size hayran olarak yaşadı, yaşıyor. Bu fitili ateşleyen, kimi dünya tarihine yön vermiş diğer büyük liderlerden yalnız birkaçını saymakla yetineyim: Gandhi, Pehlevi, Roosevelt, Bourguiba, de Gaulle, John F. Kennedy, Fidel Castro, Che Guevara…

 

Ne kadar acıdır ki, kendi coğrafyamızda Kemalizm’i hiç anlayamayan, adını ağzına almaktan imtina eden, hatta korkan ve iflas etmiş ideolojilere kendini eklemlemeye kalkan onca bahtsız gördük ki Atam… Biz, sizin eseriniz için bu maraton koşusunun ilk asrına henüz girmişken, inanın 29 Ekim 2023 tarihini iple çekiyoruz ve sizinle her gün daha çok gurur duyuyoruz.

 

Dünyada bu eşsiz keyfi ve duyguyu bizlerden başka yaşayan tek bir ülke yok sevgili Atam, sana müteşekkiriz…

 

 

 

NOT:

Sevgili Atatürkçüler,

Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Birleşik Kamu İş ve Sanatçılar Girişimi’nin katılımıyla düzenlediği, “100. Yılında Büyük Cumhuriyet Buluşması", 12 Kasım (bu Cumartesi) saat 20.00'de İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. Yoğun ve coşkulu katılımınız Cumhuriyetimize renk ve ruh vermeye devam edecek!

Yazı Tarihi: 10.11.2022
Paylaş
Videolar
Alt
TRT Arşiv'inden, Sanat Dünyamız 1. Bölüm