Banner Image 1
Banner Image 1
Banner Image 1
Banner Image 1
Bedri Baykam

CHP-AKŞENER DİYALOĞU ARTIK HER ZAMANKİNDEN DAHA ÖNEMLİ!

28.11.2017

Biliyorum, Türkiye’de gündem o kadar hızlı ki, geçen hafta Meral Akşener hakkında bu sütunumda kaleme aldığım yazının yanıtlı devamını verirken, Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısında siyasi gündemimize düşürdüğü bomba ortalığı toz dumana boğdu, depreme neden oldu! CNN’de duydum: “AKP’den iddia ve belgeler yalanlanmış, sahtelermiş, paralar da zaten esas oradan Türkiye’ye gönderiliyormuş.” İyi de belgeler sahteyse, Mann adasından Türkiye’ye para gönderildiğini nasıl kanıtlayabiliyormuş? VE orada hangi işten kazanılmış o para? 

Aslında şu andan itibaren Türk siyasetinde atılacak adımlar, muhalefetin dirsek temasının daha da yoğun olması gereken şu dönemde artık daha da önemli. Dolayısıyla CHP ve İYİ Parti arasında artık yanlış anlamaların değil, rekabete rağmen doğal yapıcı diyalogların öne çıkması gerekecek. Bu nedenle, bugün ana gündem olmayan bu temasların sağlığı açısından, bu yazının ışık tuttuğu teorik veya pratik gerçekler herkes için anlaşılmalı.  

Geçen haftaki yazımın başlığı “Meral Akşener Erdoğan’ın Yanı Başındaki Bahçeli’nin Yerini mi Almaya Çalışıyor?” idi. Yazma nedenim, Akşener’in Hürriyet’te 18 Kasım’da yayınlanan “CHP ile ittifak yapmayız “ başlıklı röportajıydı. Şunları söylüyordu Akşener: “Cumhurbaşkanlığı seçimi hadisesinden baktığım zaman CHP kendi adayını çıkarmalı. Biz çıkaracağız, MHP de keşke çıkarabilse ama anlaşılıyor ki çıkarmayacaklar. HDP adayını çıkarmalı ve AK Parti de adayını gösterecek. Çoklu aday seçmenin oyunu isteyerek koyduğu bir alandır. Görüldüğü kadarıyla 4 adaylı seçim olacak. CHP ile cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda ittifak yolu arar mısınız derseniz, açık bir şekilde ‘hayır’ derim. Beni aday olarak arkadaşlarımız arzu ediyor. Ben iddialı bir insanım. Adayım ama parti kurulları tartışacak. 100 bin imza ile gelecek bir adayım, ama kararı tartışarak alacağız. Milletvekilliği seçiminde ise Demokrat Parti gibi partilerle işbirliği içinde olabiliriz. 
Ben Sayın Erdoğan’ın düşmanı değilim. Cumhurbaşkanı’nın başkaları tarafından dayak yemesini istemem ama Cumhurbaşkanı’nın da Türkiye’nin tüm fertlerinin Cumhurbaşkanı olmasını istemem de hakkımdır.” Siyaseti yıllardır yakın takip eden bir insan olarak, bu söylemin oluşturabileceği tehlikenin farkındaydım. Çünkü Akşener her partinin zaten beklendiği gibi aday çıkarmalarını istediğini açıkladıktan sonra, “CHP ile ittifak yapmayız” açıklamasını, “ama 2. turda destekleriz” cümlesiyle değil, detaylı olarak okuduğunuz gibi Erdoğan için sarf ettiği dostane cümlelerle bitiriyordu. Bu sefer de, makalemde bu durumun düşündürdüklerini açıkladım. Burada CHP ile 2. tur işbirliği hiç gündeme gelmediği gibi, tam tersine, Cumhurbaşkanına karşı büyük bir dostluk gösteriyor ve bir çeşit dolaylı dayanışma sözleri sarf ediyordu. O gün Akşener Fox Tv’de bu konuda verdiği ve Hürriyet’e yansıyan demeçte beni ve bu yazıyı okuyan onca “hayır”cıyı üzmüştü. Yazım çıktıktan sonra Akşener bana bir yanıt yolladı: “Sn. Baykam OdaTv’de yazdığınız makalenizi dikkatle okudum. Sanırım yanlış anlama olmuş. Bana sorulan soru ‘Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP ile bir ittifak yapar mısınız’ şeklindeydi. Ben cevabımda bu ittifaka hayır diyeceğimi, hatta tek aday ben olsam bile doğru bulmadığımı ifade ettim. Sebebi ise yeni bir Ekmel Bey vakası olur endişemdir. CB birinci turunda CHP , İYİ parti, HDP hatta imkan olursa Saadet partisi aday çıkarmalıdır. Birinci tur sonunda ikinci tura CHP adayı kalırsa şartsız olarak tüm gücümüzle destekleyeceğimizi ifade ettim. Bu görüşümün gerçekçi olduğuna inanıyorum. Ayrıca hayır blokunu incitecek hiç bir söz ve tavrım ve tavrımız olmadı, olmayacak.”  Kendisine şu yanıtı verdim: 
Sayın Akşener, çok nazik yanıtınız için teşekkür ederim. Keşke her siyasi sizin gibi bu kadar net olsa.. Bu yanlış anlama doğrudan o zaman Hürriyet’in/basının hatası. Çünkü mesela ‘İkinci tura CHP adayı kalırsa şartsız olarak tüm gücümüzle destekleyeceğiz’ sözleriniz hiç yer almadı o demeçte. Halbuki son derece önemli, hatta o demecin en önemli ve çarpıcı sözleri olurdu. Üstelik o sözleri okuyan herkes, sizin 2. turdan söz ettiğinizi zanneder. Çünkü zaten sizin  ve CHP’nin ilk tura ayrı ayrı aday olarak gireceğinizi herkes biliyor. Bu düzeltmeyi önümüzdeki haftaki yazımda aynen kullanacağım. Yazdıklarınız beni toplumsal genel muhalefet açısından mutlu etti ve umutlandırdı. Toplumun bu vesileyle doğru görüşlere ulaşacak olması güzel bir şey. Umarım önümüzdeki dönemde görüşme fırsatımız olur. Türkiye için çıktığınız bu yolun hayırlı olmasını dilerim.  Saygılarımla” 

Kendisi bana yine nazik bir yanıt yolladı ve yakında görüşme dileklerimizle konuyu kapattık. İYİ Parti’nin yönetim katında olan isimlerden çok eski yakın dostum Aydın Sezgin’le de konuyu görüşerek, bu yanlış anlamaların önüne geçilmesinin gerekliliğini konuştuk. Çünkü bu dönemde ve özellikle şu günlerde CHP-İYİ Parti diyalogunun her şeyden daha önemli olduğunu herkesin artık görmesi lazımdı.  Sosyal medyada ise, dostum Tuncay Erciyes, yine aynı gün Akşener’in Etv’de yayınlanan şu röportajını dikkatime yolladı. Orada Sn. Akşener şunları dile getiriyordu: “2019 Cumhurbaşkanlığı seçiminde (...) benim inancım şu: CHP bir aday çıkarmalı, kim olursa olsun, İYİ Parti bir aday çıkarmalı, zaten AKP bir aday çıkaracak, HDP bir aday çıkaracak –öyle görünüyor. CHP ile beraber bir aday çıkarmanın yanlış olduğunu düşünüyorum, onlar açısından da, bizim açımızdan da, Türkiye açısından da,  ama 2. tura kim kalırsa bu hayır blokundan elbette ki biz sonuna kadar onun yanında durup çalışacağız, bu başka birşey. Ama 1. turda bütün siyasi partiler adaylarını çıkarabilmeli diye bakıyoruz biz, yani daha evvel yaşadığımız bir travmadan dolayı”. 

Gerçekten benim o gün o yerel televizyon veya küçük kanalda yayınlanan röportajı görmemem ve aynı gün Fox Tv haberi üzerinden Hürriyet’in yaptığı habere güvenmem, ortaya o yorumu çıkardı. O yorum, Hürriyet habere göre doğru yazılmıştı. Çünkü 2. turda birleşmeden hiç bahsedilmeyen bu metinde, tam tersine herkesi ayrı aday çıkaracağı ve CHP ile ittifak yapılmayacağı vurgulanıyordu.
Yazıda da belirttiğim gibi kimse zaten ilk turda CHP ve İYİ Parti arasında bir ittifak beklemediği için ister istemez bu ittifak yapmayız sözleri, 2. Tur için söylendiği intibaını veriyordu doğrudan.  Hürriyet’te o haberi kim toparladı, kim yazdı bilmiyorum ama sonuçta aynı gün, Etv’deki içerik, Hürriyet’te hiç yoktu. Halbuki Akşener, tereddüde mahal vermeyecek şekilde 2. turda hayır bloku ile dayanışmaya gideceğini belirtiyordu. Buradan çıkaracağımız ilk ders, en yüksek tirajlı gazetenin böyle bir haberine bile güvenilmemesi gereği. Ben bu dersi kendi adıma aldım. Hatam, Hürriyet’in ilk sayfadan verdiği habere güvenmekti. İkinci bir kaynaktan kontrol etmem lazımdı. İkinci vurgulamak istediğim nokta, Akşener’in gösterdiği son derece medeni tavır. Bir yayın organının neden olduğu bir yanlış anlamaya rağmen, bu kadar kritik bir konuda soğukkanlılığını koruyan Akşener, beni aynı gün bizzat kendisi bilgilendirerek, kendisinin ve partisinin gerçek duruşunu dikkatime sundu. Ben de kendisine teşekkürler ederek bu bilgiyi kullanacağımı söyledim. İYİ Parti, tabii ki ilk turda Akşener’i tek başına aday çıkarmalı. Tabii ki aynı şeyi CHP ve diğer partiler de yapmalı. Bu garabet seçim sistemi, yani 100.000 imza şartı olmadan, her isteyen aday olabilmeli.

Sonuçta daha fazla adayın çıkması, Erdoğan’ın doğal olarak ilk turda seçilememesi anlamına gelecektir.  Ancak 2. turda başta CHP ve İYİ Parti olmak üzere, hayır blokunun aralarındaki ayrımlara bakmaksızın beraber hareket etmeleri, hem doğal bir ittifak, hem de hayır diyen milyonlarca seçmene saygı açısından mantıklı, zorunlu ve kaçınılmaz bir işbirliğini işaret ediyor. Her liderin, bu perspektif doğrultusunda, kullandıkları her kelimeye dikkat etmeleri lazımdır. Bu dikkat, olmazsa olmaz bir şarttır.  Sayın Akşener’e gösterdiği hızlı hassasiyet, uygar söylem ve soğukkanlılığı için tekrar teşekkür eder, tüm hayırcıları sonuna kadar aralarından su sızdırmayacak bir aritmetik dayanışmaya davet ederim. Ayrıca gereksiz şekilde geçmiş yol ayrılıkları ve kan davalarının hiçbir şekilde gündeme taşınmaması lazım. Bu aklı olsan herkes için geçerli. Çünkü 2. turda tüm HAYIRcılar tek vücut olmaya mecbur olacakları için, bu dayanışmayı içten çökertecek ne sağdan ne de soldan sorumsuzlara ihtiyaç var!